11 Nisan 2013 Perşembe

Çocuklar Neden Söz Dinlemez?

Çocuklar söz dinlemez, çünkü çocuklar yetişkinlerin ağzından çıkan sözcüklere göre hareket eden robotlar değildir.
Çocukların istekleri, merakları, hareket etme ve ilgi göreme ihtiyacı vardır. Çocuğun bu ihtiyaçları ve istekleri yetişkinin meşgul ve planlı yaşamında işlerin yolunda gitmemesine neden olan bir engel haline dönüşebilir. Anne ve baba çocuğu için, birçok detayı planlar, sabah kalkma saati, öğünlerde yenecek olan yemekler, yatma saati gibi. Çocuğu için her şeyin en iyisini isteme arzusudur bu. Eller yıkanmalı, kirli kıyafetlerle dolaşmamalı, evde koşmamalı, elleriyle bir şey yememeli, yalan söylememeli, oyuncağını paylaşmalı, zamanı iyi kullanmalı, hızlıca giyinmeli, ödevler saatinde yapılmalı, kardeşle iyi geçinilmeli gibi bol miktarda beklentiyi karşılamak bir çocuk için zorlayıcıdır. Bu nedenle çatışmalar yaşanır. Kısaca anne babanın beklentilerine, ideallerine göre davranamayan çocuk söz dinlemeyen çocuk etiketini alır. Çocukların yetişkinin beklentilerine uygun davranmaya ikna etmenin tek yolu onlara bir şeyleri söylemek, emretmek değildir. Anne babalar bunun farkına varırlarsa söz dinlemeyen çocuk imajı da ortadan kalkar. Her çocuğun ihtiyacına uygun disiplin anlayışı ile hareket etmek yeterlidir. Genellikle çocukların ihtiyaçları nelerdir diye düşündüğümüzde, ana başlıkları şu şekilde sıralayabiliriz;
 
Güven ihtiyacı: Çocuğun zorlandığı bir davranışı değiştirebileceğine önce anne babanın inanması gerekir. Eğer yetişkinin bu konuda umudu yoksa çocuk bunu hissedecektir. “Nede olsa bir şey düzelmez, ne desem boş” düşünceleriyle biçimlenen tutumlarla istendik davranış oluşturulamaz.
 
Koşulsuz kabul ihtiyacı: Ne yapmış olursa olsun her yönüyle kabul görme ve sevilme ihtiyacı karşılanmayan çocuk anne baba ile işbirliği yapma konusunda zorlanır, davranışını değiştirmektense direnir veya umursamaz davranır. 

Tutarlı ve kararlı yaklaşım: Her gün aynı beklenti içinde olmak önemli, bir gün dişini fırçalamamasına önemli bir şey değilmiş gibi yaklaşıp ertesi gün unutmamasını beklersek davranış değişikliği oluşturmada yeterli olunamayacaktır.
Başarabildiğini görmeye ihtiyacı: Ne yaparsa yapsın yeterli olmadığını hisseden bir çocuk değişim için çaba göstermeyecektir. Bu nedenle küçük çabalarını fark etmeli ve bu da çocuğa söylenmeli. Haftanın her günü yatma saatini geciktiren bir çocuk haftada bir gün zamanında yatmayı başarıyorsa bu önemli bir gelişmedir. Bunu haftanın iki gününe çıkarabilmek önemlidir.
İhtiyaç duyduğu zamanı verebilmek: Çocuğun hızında ilerlemek önemli, yetişkinin aceleci beklentisinin çocuğun dünyasında yeri yoktur. Kısa sürede her beklentiye uyum sağlamasını beklemek anne baba çocuk arasında çatışmaların artmasına neden olacaktır. 
Çocuğun yapabileceği davranışı ondan beklemek: Çocuk yaşına ve yeteneklerine uygun olmayan beklentiyi başaramayacağı için, her anne babanın çocuğun içinde bulunduğu yaş özellikleri hakkında bilgi sahibi olması önemlidir. Örneğin bir okulöncesindeki bir çocuğa odanı topla demenin bir anlamı yoktur. O yaşta bir çocuk daha detaylı bir tarifi anlayabilir ve uygulayabilir. Yerde duran oyuncaklarını oyuncak kutusuna koymalısın demek daha yerinde bir beklentidir. 
Davranış değiştirme sürecinde anne-babanın çocukla işbirliği yapması: Çocuğunuzda oturmasını istediğiniz bütün davranışlar sadece çocuğunuzun değil, ailenin tüm bireylerinin sorumluluğundadır. Çocuklar yapılması gerekenlerin emredildiği ortamlarda değil, herkesin beraberce çalıştığı ortamda yer aldıklarında verimli olurlar. 

Çocuklarımızda davranış değişikliğini nasıl kazandırabiliriz?
Çocuğumuzdan beklentilerimizin gerçekleşmesi durumuna göre onun beklentimize uygun davranışları kazandığını ya da kazanamadığını düşünürüz. Eğer beklentilerimize uygun davranışlar ortaya çıkmamışsa süreci gözden geçirmek gerekir. Elbette ki bu süreç her eve her anne babaya göre farklı yaşanacaktır. Çocukların kişilik özellikleri, fiziksel yapıları mutlaka dikkate alınmalıdır. Ancak burada önemli olan anne-babanın çocuğun işini yapmayı bırakması ve kendisinin yapabilmesi konusunda kararlı davranabilmesidir. Anne-babalar çocuklarının yapabilecekleri şeyleri kendileri yaparak, yaşamları boyunca ihtiyaç duyabilecekleri önemli yaşam becerilerinin gelişimini de engellemiş olurlar (karar verebilme, seçim yapabilme, girişken davranabilme… gibi). Kişisel farklılıklar söz konusu olsa da davranış değiştirmeye yönelik sürecin “ temel”  ve ” değişmez”  öğeleri vardır. 
Amacımız, ister çocuğumuza temel alışkanlıkları kazandırmak olsun, ister oturmuş olumsuz bir davranışı değiştirmek olsun, izleyeceğimiz adımlar şunlar olmalıdır: 

1. Adım: Bilgilendirme
Çocuğun davranışında istenen değişimin gerçekleşebilmesi için önce çocuğun bu değişim hakkında bilgilendirilmesi gerekir. Çocuğun bu değişimi bir ihtiyaç olarak görebilmesi için, nedenleri hakkında bilgi vermek önemlidir.  Kuralların neden konduğu ve beklentilerinizin önemi anlatılmalıdır. Çocuklar niçin bazı işleri yapmak zorunda olduklarını anlar ve bilirlerse, ailesine yardım etmeyi, değişimi kabullenmeyi ve bağımsız davranmayı benimserler. 

2. Adım: Takip
Bilgilendirmeden sonra, çocuğun söz konusu davranışı gösterebilmesi için bir süre tanınması gerekir, bu süre içersinde yapılan takip sonucunda sorumlu davranışın ortaya çıkıp çıkmadığına, ne sürede ortaya çıktığına, hangi zamanlarda davranışın yapıldığına-yapılmadığına dikkat edilmelidir. 
Beklentiler ortaya konduktan sonra çocuğunuzun istenilen davranışı ortaya koyup koymadığını takip etmeniz gerekir. “Acaba çocuğum ondan beklediğim gibi davranıyor mu?” Çocuğunuza, istenilen davranışı kazandırmada takip süreci, sizin bu konudaki kararlılığınızı ortaya koymanız açısından önemlidir. Çocuğun davranışlarını takip etmekle, ona bu konuya verdiğiniz önemi ve gösterdiğiniz dikkati de sözsüz olarak iletmiş olacaksınız. Beklediğiniz davranışı hatırlatmada tablo ve liste gibi çocuğunuzun dikkatini çekecek birtakım görsel araçlar kullanmak faydalı olabilir.   İstenilen davranış sergilendiğinde uygun pekiştirmeler kullanmak (“Bunu yaptığını görmek beni mutlu etti” gibi) davranışın sergilenme sıklığını artırmada büyük önem taşır.
Unutmayınız;
Anne-babalar bir dedektif gibi davranarak çocuğu her adımında bir gölge gibi takip etmemelidirler. Takip sürecinden, neler olup bittiğinin(davranışta meydana gelen farklılığın) farkında olmak kastedilmektedir. İyi bir gözlemle değişiklikler takip edilebilir. Bu süreçte anne babanın yanlış tutumları birçok yeni çatışmaya sebep olabilir. Anne babasının kendisine güvenmediğini fark eden çocuklar olumsuz bazı tutumlar sergilerler. Hırçın davranmak, değişime direnç göstermek gibi… 

3. Adım: Geri Bildirim
Belli bir süre sonra gidişat hakkında bilgilendirmek gerekir. Eğer istenen sorumlu davranışın sayısında artış varsa uygun pekiştirmelerle motive edilmeli, eğer beklenen sorumlu davranışın ortaya çıkmasında sıkıntılar varsa, bu sıkıntılar ve olası nedenlerinin çocukla paylaşılması gerekir. 
Çocuğunuzun beklediğiniz davranışı ne ölçüde yapabildiğini, ne ölçüde sıkıntı yaşadığını sizden duymaya ihtiyacı vardır. Bu sebeple davranış değiştirme sürecinde belli aralıklarla toplantı aralarının verilmesi gereklidir. Değerlendirme yaparken kullandığımız dil de çocuğun özgüveniyle yakından ilintili olduğundan, pozitif bir dil kullanmak önemlidir. (Örneğin; … yapmakta başarılı olduğunu görüyorum, ancak … konusunda biraz daha gayret göstermen başarını artıracaktır.)  

4. Adım: Hatırlatma
 İstenen davranış eğer gerçekleşmiyorsa yeniden hatırlatma sürecine gidilmelidir. Yeniden bilgilendirme ile başlayan bu süreç davranış oturana kadar devam etmelidir.

 

Özel ALEV İlköğretim Okulu Rehberlik Servisi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

LINKWITHIN

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...